Perşembe, Aralık 25, 2008

müzik ve fotoroman


Paola Pitti diye birini hatırlayanınız
var mı?
hatırlatayım.....

70'li yıllarda genç kızlar arasında
cep romanlar çok yaygın olarak okunurdu...
ve kitap değişimi yapardık
sadece bunlar değil tabii okuduklarımız...
klasikleri okumuşluğumuz vardır
ortaokul yıllarında
fareler ve insanlar,
gazap üzümleri,sefiller,
suç ve ceza,anna karenina
derken maksim gorki ve
diğerleri.

İtalya çıkışlı bir yayındı
sanırım çizgi romanlar da
hep aynı ülkenin ürünleri...
ilginç olan yıllar sonra,
arayınca nette buluverdim
ilk gençlik yıllarımızın,
hevesle okuduğumuz,
romanlarının artistlerini.
claudia rivelli ,francesca rivelli
ve
ornella muti vardı
biri
annesi mi ne oluyor
ne kadar benziyorlar
birbirlerine
klonlanmış gibiler...

Bi de bu benzerlik
monaca prensesi caroline ve
kızında varikiz gibiler...
fotoromanların yakışıklısı Franco Gasparri
adlı zat...

şimdi Issız Adam filmini izleyen gençlik,
şarkıların ne kadar anlamlı sözleri vaaaar
ve müziği çok güzeeeeeeel diye
yırtınıp duruyor...

tv'leri izliyorsanız
herşeyin ne kadar sahte olduğunun
farkına varmışsınızdır
sistem nasıl dayatıyor
kendini tüm kurum ve kurallarıyla...

7 yorum:

kayipsimurg dedi ki...

Ben ablamdan dolayı bilirim o fotoromanları. Ama ne hikmetse franco gaspari benim de hafızama kazınmış. Belki ablamın en sevdiği oydu. En çok onun fotoromanları alınırdı ne biliim.
Dayatılan kültür o zamanlarda başlamış. Çok sistemli olarak bu günlere gelmiş. İşin bu kısmını hiç düşünmemiştim. Bir bakış açısı daha eklediniz teşekkürler:)

Adsız dedi ki...

bi de kiling vardı..
=P
türk malı..
=)

annemin oku da ne okursan okusu yoktu...
yasaktı bizde fotoroman..

ama bak..ilk dejenerasyon hadisesi olmuş..

atalet...

beyaz gelincik dedi ki...

atalet,annem değil de
halam kızardı onları okumamıza,
ne var bunlarda deyip,aşk meşk işlerinden başka...
kiling evet,

iskelet formunda bir giysi
bikinili kızlar ve polisiye
fotoromandı o...
vay ne günlerdi...

kumhavuzu dedi ki...

hep anlatırım ya
benim çocukluumda bissürü genç insan vardı evde
ve bunlar okunurdu:)
bilirim yani:D
hele bide amcamın arkadaşı vardı Killing Mustafa:)

birde beyaz kelebekler asılıydı duvarlarda hep
ve ayrıca
taa ozamanlar amcam hayatımız gazoz kapağına bağlı derdi:D

bende çok yeni değilim anlıycaanz:P

esintiler... dedi ki...

Franco Gasparri'yi kaybettik geçtiğimiz yıllarda Dilacağım:((
Bende böyle bir nostalji anısı yazmıştım bir blogumda... Nasıl izleri kalmış kalbimizde bak yıllar geçse gitse bile unutulmamuşlar..
Biz çocukluğumuzu gençliğimizi özlüyoruz da öyle geliyor. İnan bugünde çok güzel anlamlı müzikler filmler yapılıyor. Harcamaylım günümüzü de:))Benim hâlâ umdum varrrr....
Sımsıcak Adana'ya sıcakcık sevgilerimi yolluyorum..

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ben Franco Gaspariye aşıktım nerdeyse kıs. Nerden aklına geldiler. Öptüm seni

beyaz gelincik dedi ki...

Diyorlar ya
geçmişe özlem duymak diye
belki ilkgençlik yıllarımızın
özlemi var içimizde