Ben insanlığımdan utandım
3-4 gün önce,gazetede okuduğum
Kore gazisinin,bir deri bir kemik kalmış,
elleri bacaklarının arasında
çaresiz kalmış,
bedeninden...
naaşının 3 gün sonra bulunmasından...
insanına değer vermeyen bu toplumdan,
kendimden....
nasıl bir toplumda yaşıyoruz,
ne oldu bize...
diyemiyorum çünkü olanlar belli artık,
binmişiz bir alamete,gidiyoruz kıyamete...
Çarşamba, Kasım 11, 2009
Salı, Ekim 27, 2009
varoluşculuk
hangi filozofsunuz testinde
jean -paul sartre olduğum meydana çıkıverdi,
paylaşmak istedim tabii her zamanki gibi
Tüm eylemleriniz, kendinize bir öz inşa etme hedefi taşıyor.
Sizi var edenin etrafınızı çevreleyen koşullar değil,
kararlarınız ve tercihleriniz olduğunu düşünüyorsunuz.
Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğu bir tür sorumluluk ve
eylemlilik felsefesi olarak görüyordu.
Bu yüzden de hayatı boyunca
bir kez bile karamsarlığa kapılmadı.
İnsanın eğer isterse başka bir dünyayı mümkün
kılabileceği fikrine kapılmamızı sağlayan filozoflardan biriydi.
Hiçbir zaman “böyle gelmiş, böyle gider” demedi.
Ona göre insan “özgür olmak” için vardı.
Geçmişe ve şimdiye baktığınızda hiç de iyi şeyler görmüyorsunuz,
ama karamsarlığa kapılmıyorsunuz.
Çünkü bu kötü şeyler dünyayı değiştirme isteğinizi kamçılıyor.
Pek iyi bir öğretmen sayılmazsınız,
kimseyi kendiniz gibi düşünmeye zorlamıyorsunuz.
Ama ne zaman konuşmaya başlasanız,
şimdiye kadar düşünülmemiş ihtimaller beliriyor ufukta.
Karanlık bir geçmiş ya da şimdiden,
insanın kendi özüyle inşa edebileceği ve
sorumluluğunu bütün hücreleriyle üstleneceği bir geleceğe köprü kuruyorsunuz.
jean -paul sartre olduğum meydana çıkıverdi,
paylaşmak istedim tabii her zamanki gibi
Tüm eylemleriniz, kendinize bir öz inşa etme hedefi taşıyor.
Sizi var edenin etrafınızı çevreleyen koşullar değil,
kararlarınız ve tercihleriniz olduğunu düşünüyorsunuz.
Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğu bir tür sorumluluk ve
eylemlilik felsefesi olarak görüyordu.
Bu yüzden de hayatı boyunca
bir kez bile karamsarlığa kapılmadı.
İnsanın eğer isterse başka bir dünyayı mümkün
kılabileceği fikrine kapılmamızı sağlayan filozoflardan biriydi.
Hiçbir zaman “böyle gelmiş, böyle gider” demedi.
Ona göre insan “özgür olmak” için vardı.
Geçmişe ve şimdiye baktığınızda hiç de iyi şeyler görmüyorsunuz,
ama karamsarlığa kapılmıyorsunuz.
Çünkü bu kötü şeyler dünyayı değiştirme isteğinizi kamçılıyor.
Pek iyi bir öğretmen sayılmazsınız,
kimseyi kendiniz gibi düşünmeye zorlamıyorsunuz.
Ama ne zaman konuşmaya başlasanız,
şimdiye kadar düşünülmemiş ihtimaller beliriyor ufukta.
Karanlık bir geçmiş ya da şimdiden,
insanın kendi özüyle inşa edebileceği ve
sorumluluğunu bütün hücreleriyle üstleneceği bir geleceğe köprü kuruyorsunuz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
